Oyun 18. yüzyılın yani Osmanlının "Doğunun Hasta Adamı" lakabını aldığı yılların başında geçiyor. Osmanlının bir çok toprağı,lejyonu ve rejyonu var fakat bürokratik olarak kimse takmıyor. Örneğin Fransa ile diplomatik görüşme yapıyorum. " Evet , fazla vaktimiz yok buyur ne söyleyeceksen söyle" gibi çıkışlar yapıyorlar bana. Tabi insanın içi sızlıyor bu ithamları görünce. Adamların çok güçlü topları filan var tamam ama aranızda öyle büyük bir uçurum yok. Oyun bizi o derece ezmemiş yani...
18. yüzyılın bir diğer özelliği halkların sürekli özgürleşip kendi devletlerini kurmak istedikleri ve bu yolda sürekli isyan ettikleri bir yüzyıl oluşu. Osmanlı gibi çok ulusa hükmeden birleşik devletler edasından bir hayli uzak bir monarşide bu eylemi yürütmeye çalışan büyük ve politik gücü düşük devletlerin en büyük belası bu.
Teknolojinin gerisinde kalınca teknolojik yenilik yapmak için okullar açmanız gerekiyor. Siz okul açtıkça o bölgelerdeki halk bilinçleniyor ve monarşik düzen onları rahatsız etmeye başlıyor. Şehirlerde ufak huzursuzluklarla başlayan büyük isyanlar çıkıyor. Halk önce bir işyerine zarar veriyor. Sonra şehre zarar veriyor. Sonra isyan edip ayaklanıyor ve Pirates (korsanlar) adı altında size karşı hamleler yapmaya başlıyorlar. Oyunda sol üstte bize destek olan bir hanım ablamız var. Sürekli bize yardımcı olmaya çalışıyor ve bu gerçekten büyük yardım sağlıyor oyun oynarken. Öyle herkesin elalışkanlığı oluşturabileceği basitlikte bir kullanım şekli yok çünkü oyunun. Uzun uzadıya karmaşık bir menüsü var. Savaşlar deseniz öyle Automatic yapıp üstünlükle savaşacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz azizim. Savaşlarda ordunun yürüdüğü yol dahil herşey etkili. Öyle 3 kişi 1 kişiyi döver felsefesi işlemiyor oyunda. Dinç,güçlü,arkasına monarşiyi yıkmak gibi bir fikri almış halkın kahramanı sizin düşmanınız olan kişi 3 olan ordunuzu darmadağın edebiliyor.
Atlılar,Okçular,Tüfekliler,Topçular,Büyük Topçular gibi Age of Empires ile günümüze kadar gelen saldırı ve savunma unsurlarının yanı sıra; ele geçirdiğiniz rejyonlardaki paralı askerleri de generalleriniz vasıtasıyla ordunuza katabiliyorsunuz. Kürtler,Ermeniler,Araplar,Azeriler gibi etnik kökenlerin bir çoğu sizin adınıza savaşmak için sıra bekliyor.
Ekonomi oyundaki en önemli unsur. 50 tur dolaylarında ele geçirdiğim şehirleri düşmana geri satarak,teknoloji satarak, ticaret, vergi filan derken 1 000 000 a yakın param oldu. India ve Amerika kıtası bize jeolojik konumumuzdan ötürü biraz ters kalıyordu. Bende bu kıtadan bir kaç şehiri parayla satın almayayı deneyeyim dedim. 250 000 altın karşılığında India kıtasının %80 ini aldım Mughal İmparatorluğundan. Açıkçası savaşmadan uğraşmadan tur beklemeden aldığım bu topraklar bana çok tatlı geldi. O bölgenin ticari bakımdan çok ilgi görmesi de cabası. Yakın zamanda paramın tamamını geri kazandıracağından eminim. Ekonominin gelişmesi için siyasal otoriteniz çok önemli. Yoksa birileri sizin ticaret yollarınızı bloke edebiliyor ve oradan para kazanamaz hale geliyorsunuz.
Yazımın sonu fakat oyunu tam olarak anlatamamışım gibi geliyor. Gerçekten bu oyun “anlatılmaz yaşanır” sınıfında o yüzden sayfalarca yazmış bile olsaydım aynen bu şekilde hissederdim eminim ki. Bu oyunu kesinlikle alıp oynamanızı tavsiye ediyorum. Çok emek verilmiş, güzel düşünülmüş, yüksek kalitede bir strateji oyunu. Herkese bol oyunlu günler dilerim.
Halilcan SORAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir






Batman: Arkham Asylum oyununun %100 türkçe yamasını indirmek için
Star Wars: The Force Unleashed: Ultimate Sith Edition oyununun sistem gereksinimleini görmek için
Bioshock 2 (PC) oyununun hilelerine ulaşmak için 